|
Meşguldüm
Tarifim en zavallı
sözcüklere kayarken
Sabrımı ziyanıma içirmekle meşguldüm
Siz sıcak yataklarda mışıl mışıl uyurken
Hayatı eleklerden geçirmekle meşguldüm
Düşleriniz pembeydi siyah beni boğarken
Hiç şahit olmadınız bana çile yağarken
Zihin sancılarımdan karmaşalar doğarken
Aklımın kalanını kaçırmakla meşguldüm
Farkımız aşikardı ben bin bedel öderken
Keyfiniz yerindeydi bolluğa şükür derken
İnancımın peşinden düşe kalka giderken
Ayağımı yollara biçirmekle meşguldüm
Sevildiniz,sevdiniz sevdaları yaşarken
Aşk rakı mezenizdi şarkılarla coşarken
Siz gönülden gönüle maceraya koşarken
Bağrımı içeriye göçürmekle meşguldüm
Gülmek Yakışır Bana
Silemesem de maziyi
Kapatamasam da açılan yaraları
Unutamasam da acıları
Gülmek yakışır bana
Ağlamak değil...
Yaşadığım her şey bir ders bana
Hak ettim ya da etmedim
Bilemem ama
Gülmek yakışır bana
İsyan etmek değil...
Yorulmuş olsa da yürek
Hayatı inadına yaşamak gerek
Ne kadar karamsar olsa da içim
Gülmek yakışır bana
Küsmek değil...
bütün nefretlerimi kesti yüzün
düşerken soluğuna nefesim
dokunsam anılarına nabzı durur
gölgelerde titreyen/terleyen aşkın
gider hüzün vakti dolduğunda
sis kalabalığına...
demlenir en içli sözlerim
yüreğinin gizlisinde
dıuygularım yoluna görebildiğin kadar
mavi akar
-sar beni-
teselli tükenişlerde takvimim
kilitli dudaklarında çığlık cinnetimle boğuşan
ya ölüm gelir tüllenirse tenime
uykularında uyur musun benimle
güneşten sonra sade bir ışık sun
yalnızlığa sadece
yağmur altında büyüyen tohumlarımı al yaralarına
vurulmasın kendi başına intihar sesleriyle
sessizliğin susturdu emekleyen deliliğimi
ki,vuslatına yama baharım
duvarlarında gömülü azapların
alnından sır terimi dök peş peşe
seyyah iklimlerime dolan
topla günahlarımı
bütün renkleriyle
dilinde ezber et şiirlerimin tınısını
iz sürgünler bırakacağım
yüzü yerde günlerine
dolacak boşluğun ben/denizlerle
füsunlu ışıklar sönecek birer birer
arzular küllenecek avuçlarında
umut komada
-sorma gitsin-
hangi zamanlarda ölecek sensiz bedenim
son nefes hangi rüzgara gebe
son çığlık ne yana düşer geceden
bizim hiç suçumuz yok
aynalar yalancı
sadece...
pas tutmuş saatlerde
sesinin incesindeyim
duyabildin mi adımı
aç kapını hücrelerimden içeri
düş yalnızlığıma
bana...
kimse bilmesin dirilirken teninde beni
Biter Mi Sandın
Bakışların kurdu yar bana tuzak
Neden duruyorsun aşkımdan uzak
Sen beni herşeyden hakir tutarak
Yaktığın bu ateş sönermi sandın
Unuttum sayende seneyi günü
Ellerin dilinde sevdamın ünü
Kalbim bir pusula hep sana yönü
Aşkımın ibresi saparmı sandın
Her gece her gündüz çekerim elem
Sevginle oluştu başka bir alem
Hayalinle dolu şu gönül hanem
Bacası sensiz tütermi sandın
Sevdana düseli ömrüm çileli
İşvelerin beni eyledi deli
Senden bana esen ayrilik yeli
Vuslatsız fırtınam bitermi sandın
Aşkını yaşarım gönülde serde
Sayende düştüm çekilmez derde
Seni arıyorken havada yerde
Gözlerim uykuya dalar mı sandın
Doldurdun gönlüme hasret taşları
Ürküttün seherde öten kuşları
Gözümden dökülen kanlı yaşları
Çeşmelerden akan sular mı sandın
Gönlüme ektiğin sevda gülleri
Açılmadan önce solar mı sandın.
Umutsuz aşkıma elveda derken
Yerin baskaşıyla dolar mı sandın
|